Didem Tomaslar “PKK’NIN LAİKLİK SÖYLEMİ” Bölüm 1

Didem Tomaslar PKK’NIN LAİKLİK SÖYLEMİ Bölüm 1

80’lerin ikinci yarısından bugünlere  Türkiye’nin gündemini,kullandığı şiddet yöntemleri üzerinden meşgul eden Pkk’nın sekülerlik anlayışı ilgili en dikkat çekici çalışmalardan birine imza atan Didem Tomaslar’ın bu çalışmasını sizlerle paylaşma gereği duydum.

Didem Hanım’a Tez’ini yayınlamam için verdiği izinden dolayı teşekkür ediyor çalışmalarında başarılar diliyorum.

ÖNSÖZ

1980’li yıllardan itibaren Türkiye’ye karşı silahlı mücadele yürüten PKK(Kürdistan İşçi Partisi) terör örgütü, Türkiye’nin temel sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. 1978 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesi Fis köyünde kurulan PKK, varlığını iç ve dış konjonktürel gelişmeleri öngörerek strateji değişiklikleriyle günümüze kadar korumuştur. PKK’nın varlığını sürdürme çabası, örgütün siyasal ve sosyolojik açıdan da değerlendirilmesini mümkün -hatta sorunun teşhisi bakımından zorunlu- kılmasına rağmen PKK örgütünün söylemi üzerinde yoğunlaşan akademik araştırmalar yeterli değildir. PKK, silahlı bir terör örgütü olmasının yanında ideolojik söylemi ile Kürt halkı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Dolayısıyla, Kürt sorununun isabetli bir analizi için PKK’nın da kapsamlı ve çok boyutlu biçimde anlaşılması gerekir. Bu çalışmada PKK’nın laiklik söylemine odaklanılarak örgütün ideolojik, sosyal ve kültürel açıdan anlaşılmasına katkıda bulunulmaya çalışılmıştır.

 

Laiklik konusu da Kürt sorunu ve terör gibi Türk siyasetinin en can alıcı tartışma alanlarından birini oluşturmaktadır. Milli Güvenlik Konseyi’nin 1990’ların ilk yarısında ayrılıkçı terörü öncelikli tehdit olarak tanımlaması, ikinci yarısında ise buna irticanın eklenmesidikkat çekici bir durumdur. Yani, ülke bütünlüğünün ve laiklik ilkesinin korunması, Türkiye için öncelikli ulusal güvenlik meselesidir. Bu noktada, devletin ulusal bütünlüğüne yönelik tehdit olarak görülen PKK’nın, başka bir öncelikli hassasiyet alanı olan laiklik konusuna nasıl yaklaştığı ilgi çekici bir araştırma konusu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

PKK’nın kurucusu ve lideri olarak Abdullah Öcalan’ın kuruluş döneminden hapiste geçirdiği günlere kadar örgüt üyeleri ve örgüte sempatiyle bakan bir kesim üzerinde önemli bir etkisi söz konusudur. PKK’nın laiklik söylemine odaklı bu çalışmada da öncelikle ve ağırlıklı olarak Öcalan’ın kitapları ve açıklamalarına başvurulmuştur. Ayrıca çalışma, diğer PKK kurucu ve yöneticilerinin açıklamaları, örgütle ilişkili yayın organlarında yer alan metinler, Kürt sorununu ve örgütü yakından izleme fırsatı bulmuş kişilerle yapılan mülakatlar ile desteklenmiştir.

Çalışma, PKK’nın laiklik söyleminin yapısal (ideolojik) nedenlerden ziyade konjonktürel ve işlevsel gereklerin doğurduğupragmatik motivasyonla şekillendiğini iddia etmektedir. Öncelikle laiklik kavramı, Türkiye’de laiklik tartışmaları ve bu tartışmalar içinde PKK’nın konumu ele alınmış, ardından örgütün laiklik söylemi; kuruluş dönemi/1980’ler, 1990’lar ve 1990’lardan günümüze olmak üzere üç bölüme ayrılarak incelenmiştir.

ÖZET

Bu tez, örgütün kuruluş döneminden günümüze kadar PKK’nın laiklik söylemini, söylemin geçirdiği evreleri ve değişim sürecinin nedenlerini söylem analizi metodu ile incelemektedir. İncelemeye PKK lideri Abdullah Öcalan başta olmak üzere örgüt ileri gelenlerinin yazılı eserleri, sözlü açıklamaları, örgütün yayın organlarındaki yazılar ve Kürt sorunuyla ilgili yetkin isimlerle yapılan mülakatlar kaynaklık etmektedir.Çalışma, PKK’nın laiklik söyleminin, temelde örgütün ideolojisinden kaynaklandığını, bununla birlikte pragmatik kaygıların belirleyiciliğinde değişim gösterdiğini iddia etmektedir.

KISALTMALAR

ADYÖD                                :Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Öğrenci Derneği

ABD                                       : Amerika Birleşik Devletleri

AKParti                                 : Adalet ve Kalkınma Partisi

Akt.                                        : Aktaran

CİK                                        : Kürdistan İslam Toplumu

(Civakaİslamiya Kürdistan)

Çev.                                        : Çeviren

DDKO                                   : Devrimci Doğu Kültür Ocakları

DİYA-DER                           : Din Adamları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

DP                                          : Demokrat Parti

DTP                                       : Demokratik Toplum Partisi

ERNK                                                : Kürdistan Ulusal Kurtuluş Cephesi

(EniyaRizgariyaNetewa Kürdistan)

HDP                                       : Halkların Demokratik Partisi

HÜDA PAR                          : Hür Dava Partisi

KADEK                                :Kürdistan Özgürlük ve Demokrasi Kongresi                                                          (KongreyaAzadiDemokrasiyaKurdistanê)

KCK                                      : Kürdistan Halklar Topluluğu

(Koma CivakênKurdistan)

KİH                                        : Kürdistan İslam Hareketi

KONGRA GEL                   : Kürdistan Halk Kongresi

KYİB                                     : Kürdistan Yurtsever İmamlar Birliği

PJAK                                     :Kürdistan Özgür Yaşam Partisi

(PartiyaJiyana Azad a Kurdistanê)

PKK                                      : Kürdistan İşçi Partisi (Partiya Karkerên Kurdistanê)

MİT                                       : Milli İstihbarat Teşkilatı

TİP                                         : Türkiye İşçi Partisi

TOBB                                     : Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

GİRİŞ

Türkiye’de 1960’lı yıllarda sosyalist temelli siyasi oluşumlar yükselişe geçerken Marksist/Leninist ideolojide çıkış yapan Kürt solu, 1970’lerin başında Türk solundan ayrılarak kendi gündemini oluşturmuştur. Kürt sosyalist üniversite öğrencilerinden oluşan bu gruplardan biri de ileriki yıllarda Kürt solunu en baskın biçimde temsil edecek isimlerden Abdullah Öcalan çevresinde toplanmıştır. Öcalan ve arkadaşları Ankara’da şekillenmeye başlayan fikir ve yöntemlerini Doğu ve Güneydoğu illerine giderek anlatmaya başlamışlardır. 1978 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesi Fis Köyü’nde kurdukları PKK, konjonktüre uygun güncelledikleri stratejileriyle günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Türkiye’nin önemli meselelerinden biri olan Kürt meselesinin, terör olgusuyla iç içe geçmesi bölgede politik ve sosyolojik anlamda dramatik gelişmelere neden olmuştur.

 Akademik çevreler, Türkiye’nin PKK sorununa duyarsız kalmamış ve bu bağlamda çok sayıda araştırma yapılmıştır. Çalışma imkânlarında son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmış olmasına rağmen,  meselenin sosyo-kültürel boyutuna yoğunlaşan eserlerin yeterli olduğunu söylemek oldukça güçtür.  Bu bağlamda PKK’nın Laiklik Söylemi başlıklı bu tez, “laiklik” temasına odaklı bir çalışma olarak konunun hem siyasi hem de sosyo-kültürel boyutuna katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Kürt meselesi gibi laiklik de Türkiye’nin temel tartışma konularından biridir. Doğu Ergil (2009: 230) tarafından yapılan saha çalışması ve anketler, laiklik ilkesinin tüm tartışmalara rağmen Türkiye’nin her bölgesinde genel kabul gördüğünü ve benimsendiği göstermektedir. Katılımcılara demokratik bir rejim mi yoksa dini bir rejim şeklini mi tercih ettikleri sorulduğunda demokrasi tercihi Türkiye’nin batı illerinde  % 91.9 iken doğuda %70.8 oranındadır. Bu tercihin doğu illerinde daha düşük oranda olması dikkat çekicidir. Söz konusu tercihte saha farklılığı belirleyici bir nedendir. Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yüzyıllardır etkin olan aşiretler ve şeyhler gibi geleneksel aktörlerin gücünün kırılmasındaki en etkili nedenlerden biri de PKK örgütü ve onun bu aktörlere karşı tutumudur. Dine yönelik ilk dönem stratejisini 1990’larda değiştiren örgüt, 2000’lerdeki söylem ve uygulamalarında çok katmanlı bir strateji izlemiştir. PKK’nın laiklik söylemi de söz konusu stratejik gelişmelere bağlı olarak bir değişim ve gelişim süreci yaşamıştır.

Bu tez, kuruluşundan günümüze değin PKK’nın laiklik söyleminde öne çıkan temel kavram ve yaklaşımları, bu söylemde ne ölçüde ve nasıl bir değişim yaşandığını ve söz konusu değişimin nedenlerini incelemektedir. Çalışma, PKK’nın laiklik söylemine odaklanarak Kürt sorunu ve PKK odaklı literatüre siyasi boyutunun yanında sosyo-kültürel açıdan da katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Çalışma, şu araştırma sorularına cevap bulmayı amaçlamaktadır:

  1. PKK’nın laiklik söyleminde öne çıkan temel kavram ve yaklaşımlar nelerdir? Bu söylem hangi motivasyon kaynaklarından beslenmektedir?
  2. PKK’nın laiklik söyleminde nasıl ve ne ölçüde bir değişim yaşanmıştır?
  • PKK’nın laiklik söylemi hangi yapısal, işlevsel ve konjonktürel nedenlere bağlı olarak şekillenmektedir?

PKK kurucu ideolojisi, kuruluş döneminde sahanın politik gerçekliğine uygun olarak feodalizm karşıtı ve Marksist/Leninist fikirler ekseninde gelişmiş, örgütün organize ve idaresinin gerektirdiği işlevsel gerekler, iç ve dış gelişmelerin ortaya çıkardığı konjonktürel faktörlere göre de şekil alan esnek ve pragmatikbir yaklaşıma sahip olagelmiştir. Feodalizm karşıtı tutumun baskın olduğu kuruluş sürecinde örgütün söyleminde dinin dışlanması söz konusudur.

PKK’nın kuruluş döneminde İslam, “sömürgecilerin ajan kurumu” ve “Truva atı” olarak adlandırılmış ve doğrudan olmasa da dolaylı olarak katı bir laiklik anlayış benimsenmiştir. Bu söylem, aşiret ve tarikat gibi köklü geleneksel kurumların etkisini kırmaya da yöneliktir. PKK’nın laiklik söyleminde 1990’larda dikkat çekici bir yumuşama gözlemlenmektedir. Örgüt söylem olarak İslam’ı “egemenlerin ideoloji aracı” olmaktan çıkarmaya, “devrimci ve ezilenlerin dini” olarak yenidenyorumlamaya yönelmiştir. Bu söylem değişiminde Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle birlikte gerçekleşen ideolojik esneme ve  Hizbullah’ın yükselen etkisine karşı bir önlem alma düşüncesi etkili olmuştur. Değişimin ana hatlarını örgütün öncelikleri, sahadaki rekabet unsurları ve konjonktürel gelişmeler belirlemiştir. Ak Parti’nin iktidara geldiği 2002 sonrasında Ak Parti’nin İslamcı kimliği ve politikalarına karşı “İslam’ı kullanan egemenler” söylemini öne çıkaran PKK, yeniden laik yaklaşıma ağırlık vermiş, bu durum Gezi olayları sırasındaki açıklamalarda daha bariz bir hal almıştır. Fakat 2000’lerden günümüze tek boyutlu bir tutumdan bahsetmek mümkün değildir. Örneğin 2014 yılında gerçekleşen Demokratik İslam Kongresi’nde okunan Öcalan’ın mektubu, Kürt siyasal hareketinin bölgesel ve etnik kimlikten sıyrılıp ülke çapında söylem üretme politikasıyla da örtüşür biçimde, pasif laiklik söylemine geçişi yansıtmaktadır. 2010’lardan günümüze örgütün söylem pratikleri çok katmanlı olmuştur.

Tezin birinci bölümünde, kavramsal perspektif ve yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Laiklik, sekülerizm kavramlarına odaklanılmış ve kavramlara dair Türkiye’deki tartışmalara ana hatları ile değinilmiştir.  PKK’nın politik kökenleri ve kuruluş döneminde tarikat/aşiret liderleri gibi geleneksel aktörlerle ilk teması değerlendirilerek PKK’nın içine doğduğu siyasi ve sosyal ortam resmedilmeye çalışılmıştır.  Tezin araştırma yöntemi olan söylem analizi metodu ve tez için veri toplama yöntemlerinden biri olarak kullanılan mülakat metodu hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise PKK’nın laiklik söylemi başlığı altında öncelikle örgüt için söylemin ve söylem için de ideolojinin önemi değerlendirilmiştir. Bu bölümde PKK’nın kuruluşundan 1990’lara, üçüncü bölümde ise 1990’lardan günümüze kadar laikliğe, din ve devlet ilişkilerine dair tutumudönemsel bir tasnif içinde yer verilmiştir.

Çalışmada Öcalan’ın yazdığı kitaplar, PKK ile özdeşleştirilen yayın organları ve bu çalışmaya özel olarak gerçekleştirilen mülakatlar gibi birincil kaynaklara başvurulmaktadır.

Hakkında admin